Kuzey Kıbrıs'ta Yaşam

Updated: Sep 26, 2020

Kuzey Kıbrıs'ta Yaşam

Genel Bilgiler

Dil: Türkçe. Nüfus: 375.000 Başkent: Lefkoşa

Yüzölçümü : 3.355 km2 Para Birimi : Türk Lirası (İngiliz Sterlini, dolar ve euro da yaygın olarak kullanılmaktadır).

Konum

Kıbrıs, Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya’dan sonra üçüncü büyük adasıdır. Kıbrıs adası 30.33 ve 35.41 eylemleri ve 32.23 ve 34.55 boylamları arasındadır. KKTC’nin yüzölçümü 3.355 km’dir. Kuzey Kıbrıs’ın kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, doğusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile İsrail, 162 km ile Lübnan; güneyinde Güney Kıbrıs ve 418 km ile Mısır; batısında ise 965 km ile Yunanistan yer almaktadır.

KKTC’nin toplam yüzölçümü adanın üçte birine mukabil gelen, 3355 km’dir. Yaklaşık olarak ada sahillerinin yarısı KKTC sınırları içerisindedir.

Ekilebilen % 45 lik verimli arazinin % 20 si sulanmaktadır. KKTC genelinin % 20 si ormanlık olup yoğun bir ağaçlandırma programı devam etmektedir.

GİRNE 

Girne’nin , MÖ 10. yüzyılda Peleponez’den göç eden Akalar tarafından kurulduğu öne sürülmektedir. İddiaya göre Akalar, kurdukları bu kente anayurtlarındaki Kyreniaa dağının adını vermiştir. Bir başka görüş ise, Girne’ye ilk yerleşenlerin MÖ 9. yüzyılda adanın kıyılarında ticaret kolonileri kurmuş olan Fenikeliler oldugunu savunur. Roma kaynaklarında Girne’nin adı Corineum olarak geçer. Bizans döneminde birkaç kez Araplar ve korsanlar tarafından yağmalanan kentin tarihi, adanın genel tarihi ile benzerlik göstermektedir.


LEFKOŞA

Yedinci yüzyıla ait Asur kaynaklarında Ledra olarak anılan kentin, Lefkoşa’nın çekirdeğini oluşturduğu ileri sürülmektedir. MÖ 300 yıllarında, Ptomely I. Soter’in oğlu Lefkos, kenti yeniden inşa ettirerek adını vermiştir. Lefkoşa adının da buradan türetildiği düşünülmektedir. Nicosia adının ise ilk kez 1192 yılında yerli halk Tapınak Şövalyeleri’ne başkaldırdığında kullanıldığı söylenir. Bu tarihten başlayarak ada Lefkoşa’dan yönetilmiş ve Lefkoşa Kıbrıs’ın başkenti olarak kabul edilmiştir. Lüzinyanlar döneminde gelişen kentin bu parlak dönemi, 1489’da Venedikliler adayı ele geçirene dek sürmüştür. Venedikliler yönetiminde pek çok önemli kilise ve saray yıkılarak malzemeleri surların güçlendirilmesi amacıyla kullanılmıştır. Lefkoşa, 1570 yılında Osmanlı egemenliğine girmiş ve bu kez Osmanlı kültürünün eserleri olan cami, hamam, medrese ve hanlarla donatılmıştır.


İSKELE, KARPAZ

İskele, Meserya Ovası ile Karpaz Yarımadası’nın kesiştiği noktada, Gazimağusa-Karpaz anayolunun 18. kilometresinde yer alan şirin bir sahil kasabasıdır. 1974 öncesinde Trikoma olarak anılan bölgenin ismi, özellikle Larnaka’dan gelen Kıbrıslı Türkler’in yerleşmesinden sonra, Yeni İskele olarak değiştirilmiştir.

Gazimağusa-Karpaz yolu üzerinde bulunan ve ‘’Boğaz’’ olarak anılan bölge, birçok turistik tesis ve balıkçı lokantası ile turistlerin ilgi odağıdır. Boğaz’da bulunan Haravdi sahili ise, halk plajı olarak kullanılmaktadır. İskele, Gazimağusa ve Karpaz arasındaki en büyük yerleşim yeridir. Bafra, Mehmetçik, Dipkarpaz ve Yenierenköy gibi köylerin bulunduğu bölge, Kıbrıs’ın simgesi olan Karpaz eşeklerine de evsahipliği yapar. Bafra ve Altın Kumsal gibi bakir plajların olduğu bu bölge, doğal ve tarihi güzellikleriyle, huzur ve sükun arayanları kendisine çeker.


CASINO

Şans oyunlarına kim hayır diyebilir ki? Kuzey Kıbrıs’ta da dünyanın tüm seçkin tatil merkezlerinde olduğu gibi eğlencenin merkezini casinolar oluşturur. Dünya kalitesinde her türlü oyunu ve eğlenceyi müşterilerine sunan casinolar, Kuzey Kıbrıs gece yaşamının değişmez bi parçasıdır.

Kuzey Kıbrıs casinolarında en yeni oyun makineleri, rulet, blackjack ve diğer canlı oyunlar oynanabilir. Casinolar müşterilerini tatmin etmek için sürekli olarak kendilerini yenilemektedirler. Bunun yanında Türkiye’nin ve dünyanın tanınmış sanatçıları, dünyaca ünlü şovlar ve eğlence casino kültürünün değişmez bir parçasıdır.


TARİH

En az Anadolu kadar eski bir tarihi olan Kıbrıs, birçok medeniyetin ve kültürün izlerini taşımış, medeniyetler tarihine ışık tutmuştur. Kıbrıs adasına insanların ilk ne zaman çıktığı konusu tartışmalıdır. Bazı arkeologlar, adada ilk insanın M.Ö. 7000 yılı civarında yaşadığı konusunda görüşler ileri sürmüşlerdir. Bununla birlikte uzmanlar, adada ilk yaşayanların M.Ö. 4000 – 3500 yıllarında Anadolu’dan geldiklerini söylemektedirler. Bu gelenlere ek olarak aşağı yukarı aynı tarihlerde Suriye’den gelenler de eklenmiştir. Neolitik çağda Kıbrıs’ta yaşayan insanlar küçük köyler halinde, denize yakın olmak üzere, ırmak kenarlarında tarıma elverişli yerlerde yaşamışlardır. Bu insanlar tarımla uğraşmakla birlikte avcılık ve balıkçılık ile de geçinmişlerdir.

TARİHE IŞIK TUTAN BİR GEÇMİŞ

Tunç çağında adaya yeni göçmenlerin gelmiş olduğu ve ada nüfusunun artmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu dönemde adada madencilik yapılmış, cam nesneler üretilmiş ve çevre ülkeler ile ticaret yapılmıştır. Geç Tunç çağında Kıbrıs adası doğu Akdeniz’de önemli ticaret yollarının arasında bulunmuş ve önemli sayılabilecek kentlerini meydana getirmiştir.

PARLAK BİR DÖNEM

Lüzinyanlar döneminde Kıbrıs Avrupa’daki gibi feodal ilkelere göre yönetilmiştir; Latin kökenli ve Katolik olan Krallar, güvenlik güçlerini daha ziyade Lübnan’dan getirttikleri Arap kökenli Hıristiyan Maronitler’e dayandırmışlardır. Maronitler nüfusu 50 bini aşmış fakat çoğu, daha sonra Lübnan’a geri dönmüştür. Lüzinyanlar döneminde sanat ve mimari de Kıbrıs’ta doruk noktasına çıkmıştır.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ CENNET

Stratejik konumu ve el değmemiş güzellikleriyle ilgi çeken Kıbrıs Akdeniz’in üçüncü büyük adasıdır. Kıbrıs, Kıbrıs politikasi nedeniyle siyasetçilerin, eski tarihi eserleriyle arkeologların, zengin bitki örtüsüyle biyologların, araştırmacıların ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuş ve her zaman gündemde kalmıştır.

“Kıbrıs” adının kökeni bilinmiyor. Kimisi, adanın burada çıkarılan bakıra ismini verdiğini söylüyor, kimisi de tuzlandıktan sonra asılan öküz derisine benzeyen biçiminden dolayı bu ismi aldığını söylüyor.

UYGARLIKLAR HARMANI

Kıbrıs coğrafi konumu nedeniyle Yakındoğu ve Ege uygarlıkları arasında bir köprü oluşturmaktadır. Kıbrıs sanatında bu uygarlıkların etkileri yerel geleneklerle kaynaşmış özgün bir yaratıcılığa dönüşmüştür. Kıbrıs tarihinde etkin olan uygarlıklar burada çeşitli eserler bırakmışlardır. Bu uygarlıklar arasında Yunan, Mısır, Asur, Pers uygarlıkları sayılabilir. Ortaçağ sıralarında adaya hakim olan Batı uygarlığı da adaya çeşitli eserler, özellikle kiliseler bırakmıştır. Osmanlılar zamanında bu kiliselerin bir kısmı camiye dönüştürülmüş, bir kısmına ise dokunulmamıştır. Ayrıca yine bu dönemde çeşitli camiler, türbeler, tekkeler, hamamlar, hanlar, konaklar ve kaleler inşa edilmiştir. Bu özellikleri ile Kıbrıs bir uygarlıklar harmanı gibidir.


İKLİM

Kuzey Kıbrıs’ın iklimi tipik bir Akdeniz iklimidir. Yazları uzun ve kurak, kışları kısa ve yağmurludur. Yıllık ortalama sıcaklık 19ºC’dir (66ºF). Yaz ortası sıcaklık 40ºC (105ºF) civarında seyretmektedir ve Akdeniz’deki en sıcak deniz olarak ortalama 21ºC’dir (75 Fº). Kışın hava oldukça yumuşaktır ve yıllık ortalama 500mm yağmur düşmektedir.


DOĞA

Yaprağını dökmeyen, Çam, Turunç, Harup, Servi, Zeytin gibi ağaçların yanı sıra makilik, yaprağını döken ağaçlar, bodur ağaçlar ve çalılıklarla değişik endemik çiçek türleri Kıbrıs’ın genel bitki örtüsünü oluşturur. Akdeniz iklimi, Kıbrıs’ın doğal zenginliğinin meydana gelmesini sağlamıştır. En yaygın orman ağaç türler Çam, Servi, Meşe ve Okaliptüs’tür. Kuzey Kıbrıs’ta doğal yetişen pek çok çeşit çiçekli bitkiler, orkideler ile Kıbrıs’ta yetişen 19 endemik bitki türü bulunmaktadır. Gerek ada’da yaşayan, gerekse göçmen kuşları barındırması nedeniyle Kuzey Kıbrıs zengin hayvan türüne de sahip bir ülkedir. Bu nedenle ada da avcılık oldukça gelişmiştir. Kuzey Kıbrıs’ın, Afrika ve Avrupa arasında ki, kuşların göç yolları üzerinde olması ve coğrafik konumu nedeniyle konaklama ve yumurtlama merkezidir. Martılara enderde olsa rastlamak mümkündür.


AKTİVİTELER

Kuzey Kıbrıs’ta yazın ve kışın çeşitli aktivitelere çok güze zaman geçirebilirsiniz. Kuzey Kıbrıs’ın doğal yapısı çok çeşitli aktivitelerin bir arada keyfini çıkarmanıza olnak sağlar: Keşfedilmemiş kumsallar, selvi ağaçları ile kaplı tepeler ve muhteşem dağ sıraları. Keyfini sürmek istediğiniz ister gezmek, plajda biraz tembelce yatmak ve enerjik bir aktivite olabilir, Kuzey Kıbrıs’ın size bu konuda neler sunduğunu fark edince, şaşıracaksınız.


MUTFAK

Evsahipligi yaptigi bunca kültürlerden süzülmüs birikimlerle Kibris mutfagi, dogu ve bati lezzetlerinin sentezine ulasmis ve bir “oriental” ekol olmustur. Kibris mutfaklarinda et, deniz ürünleri, sebze ve meyva günlük ve taze tüketilir. Aksam sofralarinda, ana yemekten önce yirmiye yakin çesidiyle “ordövr” ve mezeler sunulur.

Cacik, humus, pastirma, yogurt, fava, taze badem içi, tursu, salatalar ve zeytin çesitleriyle baslayan ünlü mezelerin ardindan, izgara hellim, köfte, sis kebap, seftali kebabi, pirzola gibi izgaralar ve firin kebabi, küp kebabi, kolokas, molohiya, börek, bumbar, patates köftesi ve kabak çiçegi dolmasi gibi sicak sipasiyaliteler gelir. Taze ve çok çesitli deniz ürünleri, Kibris mutfaginda özel bir yere sahiptir.


FESTİVALLER

Kuzey Kıbrıs’a bir festivaller adası dersek abartmış olmayız. Büyük veya küçük, her zevke hitap eden onlarca festival düzenlenir bu küçük ülkede. Müzik severler için her türlü tarzda müzik bulunabilir: Yerel kıbrıs müziği, jazz, pop, rock, blues, klasik müzik ve diğerleri. Dans ve müzik festivalleri de az değildir Kuzey Kıbrıs’ta. Her yıl uluslararası katılımcılarla tiyatro, dans ve folklor festivalleri düzenlenmektedir.


RESTORANLAR

Kuzey Kıbrıs’ta insanlar yemeğe ve içmeye oldukça önem verirler. Ayrıca, ülkemizin çok turistik bir yer olması restorancılık sektörünün oldukça gelişmesine sebep olmuştur. Dünyanın en ünlü restoranları ile yarışacak kalitede restoranlar adanın her yerinde müşterilerini beklemektedir. Bu restoranlarda yemek ve hizmet kalitesi dünya standartlarındadır. Tabii eşssiz Kıbrıs dağ ve deniz manzaralarını da aeklersek, restoranlarımız havası dünyada ayrı bir yere sahiptir diyebiliriz.

Mutfak olarak Kuzey Kıbrıs’ta her türlü çeşide bolca rastlayabilirsizniz: Klasik Avrupa mutfağı, Çin ve Uzakdoğu Mutfağı, Sushi, Indian ve tabii ki Türk Mutfağının vazgeçilmezi Kebab. Ziyaret ettiğiniz yörenin yemeğini tatmak isteyenlerdenseniz bu konuda da bolca çeşit bulacaksınız.


GECE HAYATI

Küçük ülkemiz Kuzey Kıbrıs gece yaşamı adına bolca seçenek sunar. Büyük kentlerdeki ve otellerin içerisindeki clublar özellikle yazın tıka basa dolmaktadır. Farklı müzük seçeneklerini seviyorsanız her türlü müzik zevkine uygun barlar ve publar sizi beklemektedir. Bu mekanların düzenledikleri eğlenceler, sıcak yaz gecelerini serinletir.


DENİZ AKTİVİTELERİ

Yılın 9 ayı denize girilebiilen Kuzey Kıbrıs’ta yaz sporlarını es geçmek olmaz. Ülkemizde her türlü spor ativitesi hemen hemen her plajda bulunmaktadır. Bana, su kayağı, rüzgar sörfü ve tabi ki jet ski. Yazın keyfi onlarsız çıkar mı?


SCUBA

Kuzey Kıbrıs’ın etkileyici ve eşsiz sualtı yaşamı sizleri bekliyor. En uzun scuba dalış sezonlarından birine sahip olan Kuzey Kıbrıs, ayrıca oldukça çeşitli ve renkli bir sualtı yaşamına da tanıklık etmektedir. Zamanın durduğu ve bambaşka bir yaşamın başladığı Kuzey Kıbrıs sualtı dünyasına bayılacaksınız. Derin maviliklerin altında çeşit çeşit balıklar ve antik kalıntılar sizi bambaşka bir dünayaya götürecek.


PARAGLIDING

Kuzey Kıbrıs’ın masmavi ve herzaman güneşli gökyzünde bir gezintiye ne dersiniz? Paraglide’ın üstünde bir kuş gibi kuzey Kıbrıs’ı izlerken, turkuaz denizi, yemyeşil ormanları ve altın plajları seyre dalacaksınız. Merak etmeyin, bu eşsiz geziye çıkmak için uzman olmanız gerekmiyor. Paraglideing icin dünyadaki en uygun mekanlardan sayılan Kuzey Kıbrıs’ta profesyonel firmalar ve pilotları sizi yanlarında taşıyarak bu gezintiyi size yaptırıyorlar.


YATLAR

Konum olarak Doğu Akdeniz’in tam ortasında bulunan Kuzey Kıbrıs, antik veya modern marinaları ile bir yatçılık merkezidir. Her ülkeden çeşitli yatların uğrak yeri olan Kuzey Kıbrıs, eşssiz sahil şeridi ile yat gezileri için bulunmaz bir cevher gibidir. Yatınıza bu güzelliklerin tadına varabileceğiniz gibi yat kiralayarak da bu güzel sahil şeridini gezebilirsiniz. Özellikle Girne Antik Liman bölgesinde organize edilen yat gezileri her yıl binlerce turisti keşfedilmemiş koylarla ve Kuzey Kıbrıs’ın gizli güzellikleri ile tanıtırmaktadır.


SPA

Tatil demek rahatlamak, gevşemek ve ruhunuzu dinlendirmek demektir. Kuzey Kıbrıs’ın uzakdoğu ile yarışacak güzellikteki spa merkezleri size ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirmenin eşsiz seçeneklerini bir arada sunuyor. Her türlü kür ve bakımın sunulduğu bu spalarda bir zamanlar Kleopatra’nın yaptığı gibi güzelliğinize güzellik katabilirsiniz. Ayrıca geleneksel Türk Hamamları da size ekstra bir dinlenme ve rahatlama sunacak.

Kuzey Kıbrıs’ta çeşitli spa merkezlerinde aromaterapi, taşla terapi, masajlar ve değişik kürler uygulanmaktadır.

7 views0 comments